Ihsan Sabri Çağlayan Kimdir?

Mağaralara iltica etmişlerdi, Ordu zehirli gaz kullandı, mağaraların kapısının içinde bunları fareler gibi zehirledi ve yediden yetmişe o dersimlileri kestiler kanlı bir harakat oldu Dersim davasi da bitti.

http://videonuz.ensonhaber.com/izle/ihsan-sabri-caglayangil-in-ses-kaydi

Ihsan Sabri Cağlayan Kimdir?

Ankaradan özel görevli Dersim`e gönderilen kişidir. Seyit Riza ve arkadaşlarının idam edilmesi için mahkemeyi açan ve kararı uygulatan kişidir. Daha sonraları uzun dönem Dışişleri Bakanlığı yaptı anılarında bunları yazdı. (aşağıdadır)

Bu söyleşi seksenli yılların sonunda şimdiki CHP Genel Başkanı olan Kemal Kiliçtaroğlu tarafından yapıldı.

 

Hemedê Seydê Baki

Als im Juli 1938 die Soldaten das Dorf überfielen, versteckte seine Mutter ihren Sohn in einer Steinhöhle. Aus dieser Höhle heraus beobachtete der siebenjährige Junge, wie der Mutter beide Brüste abgeschnitten und seinem Onkel der Kopf vom Rumpf getrennt wurde.

Süleyman Cevahir

Süleyman Cevahir Dersim’in en önemli Ocaklarından Baba Mansur Ocağındandır 1938 Tertelesi’nde iki amcası götürülüp öldürülür. Ocakları basılır ve çok hakaret ve aşağılamalara da maruz kalırlar.
“Amcam kumandana diyor ki ‘ne ben, ne babam, ne de dedem silah taşıdı, biz silah taşımayız çünkü biz Seyidiz. Bize Seyit diye ceza verecekseniz biz razıyız ama biz asla silah taşımayız...” 

Haydar Dede

Haydaar Dede Yozgat

1938 de askerliğini Dersimde yaptı. Kendisi Yozgat`ın alevilerinden akrabaları proje çalışanları ile ilişkiye geçerek söyleşi yapılmasını sağladılar. Hafızası diri olan Haydar Dede ile 3 saat 30 dakikalık söyleşi yapıldı. Söyleşi yapmaya giden proje çalışanının komşularına ''hani Ermenilere yardım ettikleri için kırılan Dersim vardı ya işte bu onlardan'' diye tanıttı.

Agop Demir

Fata Hesenê Khali

Besi Uluengin

Aliyê Çê Tikmey

 

Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi nedir?

Dersim 1937-38 Sözlü Tarih Projesi, 1937- 38 etrafındaki bilgi boşluğunu doldurmak, hayatta kalanların ve onların çocuklarının anlattıklarının ge­lecek kuşaklara aktarılması amacıyla başlatılmıştır. Katliamı ve sürgünü yaşamış, bugün hayatta olan insanlarla görüşmeler yapmak, çalışmanın birincil amacıdır. Çalışma ciddi bir zaman problemi ile karşı karşıyadır. Bekleme lüksü yoktur. 1937-38 acısını yaşamış insanlar kuşağı yavaş yavaş hakkın rahme­tine kavuşuyorlar. Onlar aramızdan ayrılmadan hepsi ile görüşebilmek ve bildiklerini gelecek kuşaklar için kayda almak gerekiyor.